Dr. Sait Halil


İçeriğe git

PMS



PMS (Premenstruel Sendrom-Adet öncesi gerginlik sendromu)

Mizaç değişikliği, göğüslerde gerginlik, şişkin bir karın, yeme-içme değişikliği, yorgunluk, aşırı sinirlilik ve depresyon. Bayan iseniz ve her ay adet öncesi saydığımız problemlerden bazılarını yaşıyorsanız, muhtemelen sizde de PMS (Adet Öncesi Gerginlik Sendromu) var demektir.
Son yıllarda PMS hakkında oldukça yeni veri ortaya çıkmıştır. Neden ortaya çıktığını tam olarak bulamazsak da yaşam tarzı değişiklikleri ve medikal ve alternatif tedaviler ile bu sendromun üstesinden gelmek artık daha kolay.

Adet öncesi gerginlik sendromu ne demektir?
Premenstruel sendrom (PMS) kadınlarda adet kanaması öncesi dönemde başlayan ruhsal veya fiziksel bazı belirtiler topluluğunu ifade eden bir terimdir. Bu belirtiler genellikle adet kanamasının başlamasına bir hafta kala ortaya çıkar ve adet görülmesiyle birlikte birkaç günde kaybolur.

Adet öncesi gerginlik sendromu neden önemlidir?
Sosyokültürel gelişme ile kadınların sosyal ve iş hayatındaki rolleri daha belirginleşti. Ne mutlu ki artık her statüde çalışan bayana rastlamak mümkün. PMS önemli çünkü kadınla birlikte çevresindeki insanları da etkiliyor. Ayrıca erkekler bu sendromu bilmeli ki bir bayan ile çalışmanın inceliğini yakalayabilsin.

PMS sıklığı nedir?
Belirtiler 20-50 yaş arası kadınlarda görülür. Yani temelde bir üreme yaşı sorunudur PMS. Kadınların hemen hemen %75 inde adet öncesi benzer problemler görülebilir. Bunların yarıya yakınında şikayetler orta ve ağır olarak seyreder.

Nedenlerini sayabilir misiniz?
Neden görülür? Net birşey söylemek ne yazık ki mümkün değil. Yani PMS'nin nedeni tam olarak belli değildir. Suçlanan birçok şey var. Ancak bazı teoriler mevcuttur. Ovülasyonu baskılayan bazı hormonların verilmesi halinde PMS belirtilerinde gerileme olmaktadır. Buna göre üreme hormonları PMS'ye neden olabilir, ancak bu rolün ne olduğu açıklanamamıştır. PMS'nin bu hormonlar ile sinirlerde iletimi sağlayan bazı maddelerin ortak hareket etmesi sonucu ortaya çıktığı yönünde güçlü bulgular vardır. En çok suçlanan maddeler GABA ve serotonin adı verilenlerdir. Bazı araştırmacılar ise kalsiyumve magnezyum dengesindeki bozukluğun PMS tablosuna yol açtığına inanmaktadırlar. Bu iki mineralin vücuttaki dağılımı sinir hücreleri arasındaki iletişimi etkileyerek tabloya neden olabilir. Bu araştırmacılar PMS'li kadınlarda magneyum eksikliği ya da kalsiyum fazlalığının şikayetleri yarattığını öne sürmektedirler. PMS etiyolojisinde öne sürülen bir diğer neden de stress hormonlarıdır.Bu hormonların fazlalığı şiakyetlerin daha yoğun yaşanmasına neden olabilir. PMS etiyolojisinde vücutta salgılanan hemen hemen tüm hormon ve maddeler suçlanmaktadır. Ancak kanıtlanmış bir neden bulunamamıştır.

PMS belirtileri olarak neleri sayabiliriz?
Belirtiler bazen çok hafif, bazen de kişiyi sosyal hayattan soyutlayacak kadar şiddetli olabilir.

  • Kilo alma (çoğunlukla ödeme bağlı olarak)
  • Karında şişme ve gerginlik
  • Memede dolgunlaşma ve gerginlik, ağrı
  • Gerginlik ve endişe
  • Ruhsal çökkünlük, hassaslaşma, alınganlık gösterme
  • Ağlama nöbetleri
  • Yorgunluk hissi
  • Aşırı uyuma eğilimi
  • Sosyal hayata ilginin azalması
  • Duygu durumunda dalgalanmalar
  • Başağrısı
  • Bulantı-kusma
  • Kabızlık veya ishal
  • Akne-sivilce ortaya çıkması



Çoğu zaman bu sendromlar adetin başlaması ile ortadan kalkar. Bazı kadınlarda ise adet başlamasına rağmen bulgular hala görülmeye devam eder. Bu artık psikiyatrik bir hastalık olarak sınıflandırılır ve adı da Premenstruel Disforik Hastalıktır. Bu kişilerde ağır depresyon, ümitsizlik, sinir ve endişe, düşük özgüven, konsantrasyon güçlüğü ve gerginlik bulunur. Mutlaka tedavi edilmelidir.

PMS nin bir testi var mıdır?
Ne yazık ki hayır. Ancak bir bayanda PMS var diyebilmek için şunlar mutlaka olmalıdır.

1-Belirtiler düzenli olarak ortaya çıkmalı ve kaybolmalıdır: adet döngüsünün ikinci yarısında ortaya çıkan belirtilerin şiddeti giderek artmalıdır.
2-Adet görüldükten sonra belirtiler üç gün içinde kaybolmalıdır.
3-Her adet döngüsünde en az 10 gün süren belirtisiz bir dönem varolmalıdır.
4-Belirtiler arka arkaya en az üç adet döngüsünde görülmüş olmalıdır.
5-Belirtiler iş yaşamı, sosyal yaşamı ve kişisel ruhsal dengeyi etkileyecek kadar şiddetli olmalıdır.

Bir bayanın hayatında bu kadar önemi olan bu problemin biraz da tedavisinden bahsedebilir miyiz?
Tedaviyi üç ana başlık altında toplamak mümkün.

1. Medikal Tedavi (İlaçla Tedavi)
2. Kişisel Bakım Değişiklikleri (Yaşam şekli değişikliğ, spor, beslenme vb)
3. Alternatif Tedaviler
Yani tek tedavisi ilaçlar değil. Öyle söyleyelim ki yanlış mesajlar algılanmasın.

İlaç tedavilerinde sıklıkla neler kullanılıyor?
Doktorunuz size bir veya birkaç ilaç yazabilir. Tedavi başarısı kişiden kişiye değişir. Sık olarak yazılan ilaçlar

1. Nonsteroid ağrı kesiciler: Bunlar sıklıkla kullanılan aspirin harici ağrı kesici ilaçlardır. İçerdikleri maddelere göre ibuprofen veya naproxen Na sık yazılanlardandır. Adet öncesi başlanır, krampları ve meme hassasiyetini azaltırlar.
2. Doğum Kontrol Hapları: PMS nin etyolojisinde hormonal değişim suçlandığı için doğum kontrol hapları adet düzenlemek amacı ile verilebilir. Şimdi yeni üretilen ve düşük doz hormon ve yeni jenerasyon progestin içeren haplar PMS nin birçok bulgusunu düzeltmektedir. Ancak bir hekim önerisiyle alınmalıdırlar.
3. Antidepresanlar: Özellikle SSRI içeren antidepresanlar beyinde Seratonin miktarını arttırırlar ve özellikle depresif ve anksiyete semptomlarını düzeltirler.
4. GnRH Anologları: Bu ilaçlar ayda bir cilt altına veya kalçaya yapılır ve kişinin yumurtalıklarını baskılar. Yani yalancı bir menopoz hali oluşturur. Hemen endişe etmeyin, bu geçicidir ve ilaç kesilince tekrar adetler başlar. En önemli yan etkisi kemik erimesi ve adet görmemeye bağlı stresdir
5. Diüretikler: Ödemin ve kilo alımının ön planda olduğu hallerde diüretik ilaçlar verilebilir. Ancak bir hekim tavsiyesi ile alınmalıdır ve uzun süreli kullanımı sakıncalı olabilmektedir.

Eskiden son çare olarak üretkenliğini tamamlamış bu bayanlara cerrahi uygulanmaktaydı ve rahim ile birlikte her iki yumurtalığı da alınmaktaydı. Günümüzde nadiren başvurulan bir yöntemdir bu.
Kişisel bakım değişikliği. Yeni birşey mi bu?
Hayır ancak üzerinde en az durulan ancak tedavide önemli katkısı olan şeyleri kapsıyor bu tanı. Ne gibi? Mesela diyet, yeme alışkanlığı, spor, uyku düzeni, hayata bakış açısının gözden geçirilmesi ve değiştirilmesi gibi.

Diyet modifikasyonu:
o Az miktarda ve sık yemek yiyin ki şişkinlik olmasın
o Tuzu kısıtlayın ki ödem oluşmasın
o Kompleks karbohidrat içeren şeyler tüketin. Mesela meyve, sebze gibi.
o Kalsiyum tüketiminizi (Peynir, yoğurt) arttırın
o Kafein (kahve, çay, çikolata, kola ve bazı ağrı kesicilerde bulunur) başağrısı ve meme hassasiyeti gibi PMS belirtileri şiddetlendirmektedir. Kafein alımının özellikle belirtilerin olduğu dönemlerde kısıtlanması belirtilerin şiddetini azaltmada oldukça etkili olabilir.
o Alkolden kaçının
o Sigarada bulunan madde olan nikotin vücutta su tutan hormonların salgısını uyardığı için sigara azaltılmalı, en iyisi tümüyle bırakılmalıdır.

Egzersiz:
o Yürüme, bisiklet binme, yüzme gibi egzersizleri hayatınıza sokun
o Günlük aeorbik ve gerim egzersizleri gücünüzü arttırıp kendinizi iyi hissetmenizi sağlar.

Stresi azaltın:
o Yeterince uyuyun
o İşle ilgili stresleri azaltmaya çalışın
o Meditasyon, yoga yapabilirsiniz
o Sosyal aktivitelerinizi arttırın

Alternatif tedaviler derken neleri kastediyorsunuz?
Tüm bu tedavilerin yetersiz olduğu durumlarda
Kalsiyum
Magnesyum
Vitamin B6
Vitamin E
Bitikisel bazı preparatlar kullanılabilir.
Psikoterapi ve
Akapunktur denenebilir.



İçeriğe geri dön | Ana menuya dön